Sinema
İlklere İmza Atan Bir ATATÜRK Filmi: Veda
Ana rollerde Sinan Tuzcu, Serhat Mustafa Kılıç, Dolunay Soysert, Ezgi Mola, Özge Özpirinçci, Burhan Güven, Fikret Kağan Olcay, Bartunç Akbaba’nın oynadığı Veda filmi 26 Şubat 2010 tarihinde vizyona girdi.
Yönetmenliğini ve senaryosunu yazan Zülfü Livaneli oldukça güzel bir projeye imza atmış. Film için Türkiye’de sinema sektöründe pek alışılmamış ama bir o kadarda başarılı bir pazarlama yöntemi seçmiş. Filmin fragmanlarını bir çok video sitesinden izleyebileceğiniz gibi, film’in yapım aşamalarını ve film hakkında daha ayrıntılı bilgileri yine filmin blogundan öğrenebilirsiniz.
Sitesi oldukça sade ve amaca uygun olarak hazırlanan filmin fragmanını yine sitesinden 3 farklı seçenekle indirebiliyorsunuz. Devamı »
BKM Mutfak’tan Sıcak Sıcak “Çok Filim Hareketler Bunlar”
Başladıkları günden beri sürekli olarak izleyici kitlesini ve kaliteli skeçlerini arttıran BKM Mutfak ekibi, kendi yazdıkları senaryo ile birlikte yeni filmlerini çektiler. Yönetmenliğini “Ozan Açıktanmış”ın yaptığı filmin yapımcısı ise “Necati Akpınar”. Oyuncular ise BKM’nin demirbaşları dahil tüm oyuncular. :)
Film içerisinde kendi yazdıkları tam 9 ayrı öykü bulunuyor. Ve bu 9 ayrı öyküyü bir filmle harmanlayarak kendi deyimleriyle;
“Türk sinemasında denenmemiş bir anlatım dilini kullanan BKM Mutfak ekibi, dokuz ayrı öyküyü ve film türünü tek filme sığdırarak bir ilki gerçekleştirmenin peşinde.”
Bu film ile ekibin başarılı bir gişe yakalayacağı inancındayım. Zaten hali hazırda seyirci kitlesi oldukça yüksek olan ekip bu film ile bakalım izleyicilerden olum bir not alabilecekler mi?..
Bu arada unutmadan film 26 Mart 2010′da vizyona girecek fragmanı ise şimdiden internette yerini almış. Fragmanı aşağıdan izleyebilirsiniz. Devamı »
Yaşamın Kıyısında – The Edge of Heaven
Bir Fatih Akın filmi, IMDB gibi uluslararası bir sitede 6.133 oy ile 8.0/10 ortalama puan almış bir film.
Geri Döndüler (Les Revenants) IMDB’de 5.8/10 almış ve hayatımda gördüğüm en saçma, gereksiz ve anlamsız filmlerden biriydi. Yaşamın kıyısında malesef 2. sırayı aldı. Film tamamen saçma olaylar üzerinden dönüyor. Filmin en kötü tarafıysa olaylar zinciri inanılmaz kopuk ve gerçek dışı!
Filmin ayrıntılarına girip sıkılmak için can atan izleyicilerin tepkisini almak istemiyorum. O yüzden sadece sorunları söyleyeceğim zaten filmi izleyen herkes bunları farkedecektir sanıyorum. (Aslında sanmıyorum! Lafın gelişiydi. Yoksa nasıl olur da bu film 8 puan alır! Aklım almıyor…)
Filmin tek güzel yanından bahsetmek gerekirse yaşlı adamın küfürleri! :) gerçekten çok doğal bir oyunculuk olmuş. Geri kalanı hakkında ise bunu bile söyleyemicem.
Her neyse bir başka kötü tarafıysa film içinde yönetmenin bir başka açıdan olaya bakmaya çalışması. Ancak bukadar gereksiz bir bakış olabilir. Senaryo kocaman bir SIFIR hakkediyor. Yönetmen bu senaryoya nasıl bakarsa baksın bence tam anlamıyla gereksiz bir film ortaya çıkardı ve çıkmışta.
Bir başka konuysa bu filmin yapımcıları acaba filmi hiç seyrettiler mi? Her neyse sonuç olarak tamamen gereksiz ve hayatımda izlediğim 2. kötü film olarak tarihime geçti.
Sizede şiddetle tavsiye ediyorum. İzlemeyin!
Bir "Issız Adam" yorumu…
Uyarı: Lütfen filmi izlemeyen okuyucularım varsa buradaki yazıyı okumasınlar filme önyargısız izlemenizi tavsiye ediyorum. Mümkünse konusunu bile bilmeden girin. Asıl o zaman tadını alacağınızı unutmayın.
“Issız Adam” ilgi çekici bir senaryo üzerine kurgulanmış şık bir isim.
Çağan Irmak‘ın önceki filmlerinde de yaptığı gibi ağızdan ağıza müthiş bir yayılma vardı bu filminde de. Filmin konusu gerçekten güzel seçilmiş özellikle çok konuşulacak tarzda. Filmin bitişine erken bir yorum getirmek gerekirse benim hoşuma gitmedi. Fakat nedense mutlu sonlar yerine artık dramatik sonların daha çok hoşuma gittiğini ve insanların daha çok konuşmasına sebep olduğunu gözlemliyorum.
Sizlerde benim gibi farkında mısınız bilmiyorum. Fakat mutlu sonlar ile dramatik sonları karşılaştırmaya aldığımızda dramatik olanların daha çok konuşulduğunu hatta içten içe bazı olaylara insanların küfür ettiğini bile biliyorum. Acaba filmleri çok fazla mı benimsiyoruz adeta filmi yaşıyoruz? Siz nedersiniz? Devamı »