Bir etkinlik yapalım ama öyle böyle değil büyük düşünün…
Aklımda bir proje var her gece sektörü takip ederken, friendfeed okurken aklıma geliyor.
Yeni bir fikir mi değil yurtdışında benzerleri yapılıyor. Bizde neden yapılmıyor. Yahu genç nüfus bizde daha çok değil miydi? Özellikle internetle ilgilenen sayısına bakacak olursak oldukça fazla ama etkinlik dedin mi biraz sıkıntıdayız.
Ben istiyorum ki 1 hafta sürsün bilemedin 2 günde olur olsun yeterki toplansın tüm internet alemi bir yere parti ise partisi, mangalsa mangalı, oyunsa oyunu hepsi olacak ama sınırımız yok amaç tanışmak güzel vakit geçirmek. En önemlisi benimle aynı kafadaki insanlarla buluşmak ve paylaşımı gerçeğe çevirmek. Devamı »
Turuncu Bardak – “Olay kahramanı! (Mini eleştiri)” – Tarih: 21 Nisan 2007 00:00
İnsanların anında olaya müdahale etmesi garip bir o kadarda şaşırtıcı gelir bana. Karmaşık bir cümle gibi daha açmak gerekirse neden bahsettiğim anlaşılır sanırım.
Dün gittiğim hastanede sıra numaram 38′di. Hastaneye vardığımda sıra 36′ya gelmişti. Sıra bekleyen kişiler nedense kapı önünde bekliyorlardı. Bende şaşırdım “Acaba yukarıdaki sayılar başka bir şey için miydi? ” diye aklımdan geçirmeye başladım hemen.
Bekleyen insanların yanlarına gittiğimde ilk olarak sıra numaramı sordular, “38″ dedim. Hemen orda bekleyen diğer bir hasta söze atıldı ve “Bundan sonra siz girin 37 gelmemiş.” dedi.
Aslında orda daha güzel karşılık vermek isterdim şöyle ki: “Teşekkürler. Ben sayı saymayı biliyorum.”
Ama insanlar yardımcı olmaya çalışıyorlar tabi bir yandan da kendi sıraları daha çabuk gelirse fena olmaz değil mi? ;)
İnsanların bu gibi durumlarda olaylara müdahale etmesi çok ilgi çekici. Neden her olayda kendimizi olayı yöneten olarak görmek istiyoruz. Dünyanın hiç bir yerinde bizim insanlarımız kadar insanları yönetmeye alışık birileri olduğunu sanmıyorum. Ülkemin güzel insanları asıl yönetmesi gereken kişilerin işlerini hep yarım yapmalarından dolayı da ne yapsın kendi kendilerini yönetmeyi insanları düzene sokmayı çok iyi öğrendiler. Devamı »
Yalın Harflerimden – “Yeni bir network mü demiştiniz?” – Tarih: 04 Eylül 2007 14:49
Malesef Japonlara bu konuda kızıyorum. Çünkü bu benim büyük projelerimdendi. Her neyse umarım çok yakın bi süre içersinde hayata geçirirler. Dünya internet olarak her ne kadar küreselleşmeyi başarsa da hiç bir şeyde tekelleşmek iyi olmadığı gibi bu konuda da internetin tekel olması hiç iç açıcı değildi.
Ayrıca haber kaynaklarından aldığımız bilgilere göre daha güvenli bir sistem olması yönünde yoğun çalışmalar yapılıyormuş. Aynı zamanda hükümet yetkilileri, akademisyenler ve iş adamları bir araya geliyorlar. Bu gelişme gerçekten azımsanamayacak derece büyük bir girişim.
Network sisteminin 2020 yılında hayata geçmesi planlanıyor. Tabiki bu durumun sadece haberleri bile internetin gelişimine katkıda bulunmaya başladı bile. İnternetin daha güvenli bi hal alabilmesi için ve gelişmesi için ABD ve Avrupa ülkeleri çoktan gereken komisyonları kurdular ve çalışmalara başladılar. Önümüzdeki yıllarda sıcak gelişmeleri daha yakından görmeyi umuyorum.
Bu konuyla ilgili yapılan yorumları okuyordum. Karşılaştığım manzarada ise, insanların malesef bilgisi olmadan heryere yorum yapıştırdığını ve kendi toplumunu ezik görmeyi çok sevdiğini gördüm.
Yapılan yorumlara bakıcak olursak böyle bir teknolojik gelişmenin çok çok zor olduğunu ve sadece nanoteknolojinin çok gelişmesi durumunda yapılabileceği yazılmış. Enteresan geldi. Arkadaşımıza sormak istiyordum network sistemleri nasıl çalışıyor? İletişim nasıl sağlanıyor diye malesef yorum yaptıkları yerde karşılıklı tartışmaya izin verilmemişti.
Bir diğer yorum ise şöyleydi: “Japon kardeşim adamlar elit insanlar yapıyolar. İnsanlığın en gelişmiş ırkı.”
Bu arkadaşımızda genetik ve evrim üstüne ihtisas yapmış mıdır? Sadece hayat içinde kullanılan aletlerdeki “Made in Japan” yazılarından etkilenmiş bir insan mı yoksa?
Hemen başka bir yoruma baktığımızda ise toplumumuzu küçük gören başka bir Türk sıfatındaki arkadaşımız şöyle söylüyor: “Japonlar yapıyo işte biz sadece tüketiyoruz zaten tükete tükete bigün kendimizide tüketicez.”
Bu arkadaşa sormayı çok istediğim bir soru var: “Sen ne yapıyorsun?”
Bu yorumu yapmış olan insanlara benzer kişileri çevremizde de çok sık görürüz. Bizler dediğiniz sizlerin neden bişey yapamadığı çok açık değil mi? Çünkü sizler hiç birşey yapmıyorsunuz.
Acaba bu yorumları yazan arkadaşlar “Gerizekalı” mıdır? Bunu cidden merakediyorum. Bana sorarsanız değiller sadece düşünmeyi öğrenememişler. Bizlere çocukluğumuzda öğretilenler sadece karşı çıkmak ve karşı fikirler üretmek, birşeyler yapmak değil. Okul hayatımız boyunca dersleri neden öğrendiğimize karşı çıkmışızdır tüm zamanın öğrencileri olarak. Öğretmenlerimiz sadece bunlara 2 cümle ile karşılık vermişlerdir oysaki hiç birşey göstermemişlerdi. Örnek vermekten kastetmiyorum, örnekleri yaşatmaktan bahsediyorum.
Daha düşünmemiz gereken çok şey var. Onun, bunun değil benim, senin, bizlerin artık icraatta bulunması gerekiyor. En kısa sürede düşünenlerin yanında bişeyler yapanlarında artması dileğiyle. Ben çoktan başladım bişeyler yapmaya peki ya sen?
Sevgilerim ve saygılarımla.
Kaynak: Yalın Harfler
Altın Örümcek 2008 Finalistleri
Altın Örümcek 2008 Finalistleri için halk oylaması başladı. Geçtiğimiz senelerde üzerine yapılan oldukça eleştirilere rağmen bu sene de Altın Örümcek Ödülleri yoluna devam ediyor.
Doruk.net‘in yapımcılığını üstlendiği organizasyonun jüri ekibinde ise bir kısmı oldukça tanıdık ve bir o kadar da işinin ehli insanlar bulunuyor.
Altın Örümceğin eski sonuçlarına baktığımız zaman gerçekten hakkedecek sitelerin ödüllere sahip olduğunu görüyoruz. Açıkcası hakkında yapılan bir çok şike ve taraf tutma iddialarına karşın ben yinede işlerini iyi yaptıkları düşüncesindeyim. Devamı »
Hadi İyilik Yapalım…
Herkesin içinde bir süper kahraman gizlidir. Çocukluğumuzda izlediğimiz bir superman, batman vb. kahramanların yerine geçmek istememiz de bu yüzdendir. Onlar kötülükle savaşır ve onlara asla birşey olmazdı.
Sevgili Tunç, blogunda başlattığı FMK Hareketiyle bir anlamda hepimizin içindeki o faili meçhul duyguyu su yüzüne çıkardı. İnternet dünyasında oldukça ilgi gören bu hareketi elbette bizde sonuna kadar destekliyoruz. Çıktılarımızı aldık ve planlarımızı yapıyoruz ;)
Eğer sizde bu harika harekete katılmak isterseniz tek yapmanız gereken yürekten bir İYİLİK!
Haydi durmayın sizinde içinizde süper kahraman olduğunu biliyoruz. Çocukken biri size şeker verdiği zaman yüzünüzdeki o gülümsemeyi hatırlayın. Yolda para bulduğunuzda nasılda seviniyordunuz unuttunuz mu? Bu güzel duyguyu paylaşımı bir başkasına yaşatmak, işte tam olarak budur insan olmanın asıl gereği.
Unutmayın hepimiz bir şekilde birbirimiz ile bağlantılıyız. Bir kişinin mutlu olmasını sağladığınızda onun mutluluğunu sizde hissedeceksiniz.
Yazımı fazla uzatmadan sizi harikalar diyarına yönelndirmeliyim :) Buyrun FMK Hareketinin elebaşı Tunç Kılınç’ın blogu bu taraftan…
Gelişmeye Devam Ediyoruz…
Blog her geçen gün dahada güçlenerek yol alıyor bugün farkettimki yaklaşık 4 aydır bu mecraya devam ediyorum. Bu benim için bir rekor diyebilirim. Umarım daha fazla seneler devam etme planındayım tabi o zamana kadar blog mecrası çöp olmazsa. :)
Bloga eklediğim yeni eklentilerle yeni özellikler katıyorum bir yandan bir yandan da fazlalıkları çıkarıyorum. Malum takip edenler varsa farketmişlerdir ara sıra etrafta yeni bişeyler çıkıp kayboluyor. :)
En son yaptığım güncellemeden biride artık bir İletişim sayfam var benimde. Buradan bana günün 24 saati ulaşabilirsiniz. Bana önerilerinizi, blogtaki gereksiz yerleri veya yorumlarda paylaşamadıklarınızı yazabilirsiniz. Blogta yazarlık ya da katkı yapmak isterseniz yine bana ulaşabilirsiniz.
Whoyle benim için önemli bir proje o yüzden tam netleştirmeden mecralara kalkışmak istemiyorum. Ancak Whoyle altında olacak konuların bir çoğu belli bunlardan biride blog(lar). Evet Whoyle altında çeşitli blog komüniteleri olacak buralardaki yazar kadroyu ise elimizden geldiğince profesyonel bir ekipten oluşturacağız.
Amacımız web olsun sinema olsun ya da farklı mecralar olsun bazı şeylere yön verebilmek. Bunun için biraz daha vakite ve çalışmaya ihtiyacımız var. Şimdilik öğreniyoruz. Genelde yazılarımda da paylaştığım gibi çoğu şeyi yeni öğreniyoruz. Farkındalıklarımız gelişiyor ve her geçen gün daha doğru bir yola giriyoruz.
En kısa zamanda güzel haberlerimle tekrar buluşmak üzere…
Tüm okuyucularımıza Sevgiler, Saygılar…
Bir Girişimi Başarılı Yapan Piyasa Üzerinde Sahip Olduğunuz Kişisel Marka Değerinizdir!

Bir girişimi patlatan yani başarılı yapan en büyük etken piyasa üzerinde sahip olduğunuz kişisel marka değerinizdir! Bir başka deyişle sektörde edindiğiniz pozitif çevredir.
Webrazzi’de yazdığım yorumda yukarıdaki gibi bir cümle sarfetmiştim. Şimdi bunu yazarken neyden bahsettiğimi anlatmak istiyorum.
Bir projenin üzerine günlerce, aylarca hatta kimi zaman yıllarca kafa yorulur. Öyle zamanlar olur ki bu proje çok tutulacak dersiniz. Tüm oklar hedefinizi gösteriyordur. Fakat projeyi yayına aldıktan sonra hiç beklemediğiniz şekilde kullanıcı sayınızın ya da reklamlarınızdan geri dönüşün iyi olmadığını görebilirsiniz. Bu tam anlamıyla o kaybedilen ayların tam olarak bir fiyasko olacağını belli etmeye başlayan zaman aralığıdır. Devamı »
Yaşamın Kıyısında – The Edge of Heaven
Bir Fatih Akın filmi, IMDB gibi uluslararası bir sitede 6.133 oy ile 8.0/10 ortalama puan almış bir film.
Geri Döndüler (Les Revenants) IMDB’de 5.8/10 almış ve hayatımda gördüğüm en saçma, gereksiz ve anlamsız filmlerden biriydi. Yaşamın kıyısında malesef 2. sırayı aldı. Film tamamen saçma olaylar üzerinden dönüyor. Filmin en kötü tarafıysa olaylar zinciri inanılmaz kopuk ve gerçek dışı!
Filmin ayrıntılarına girip sıkılmak için can atan izleyicilerin tepkisini almak istemiyorum. O yüzden sadece sorunları söyleyeceğim zaten filmi izleyen herkes bunları farkedecektir sanıyorum. (Aslında sanmıyorum! Lafın gelişiydi. Yoksa nasıl olur da bu film 8 puan alır! Aklım almıyor…)
Filmin tek güzel yanından bahsetmek gerekirse yaşlı adamın küfürleri! :) gerçekten çok doğal bir oyunculuk olmuş. Geri kalanı hakkında ise bunu bile söyleyemicem.
Her neyse bir başka kötü tarafıysa film içinde yönetmenin bir başka açıdan olaya bakmaya çalışması. Ancak bukadar gereksiz bir bakış olabilir. Senaryo kocaman bir SIFIR hakkediyor. Yönetmen bu senaryoya nasıl bakarsa baksın bence tam anlamıyla gereksiz bir film ortaya çıkardı ve çıkmışta.
Bir başka konuysa bu filmin yapımcıları acaba filmi hiç seyrettiler mi? Her neyse sonuç olarak tamamen gereksiz ve hayatımda izlediğim 2. kötü film olarak tarihime geçti.
Sizede şiddetle tavsiye ediyorum. İzlemeyin!
Aradığım şarkı "Hey There Delilah"mış
Çok garip tam burdan müziğin kime olduğunu bulmak için yazı yazıp yayınlaya bastım. Ardından az önceki yazımda yayınladığım müzik winamp’te çalıyorken winamp’in AutoTag özelliği ile belki kim olduğunu bulabilir diye düşündüm. Şarkı yarımdı ve orjinaline göre kalitesi muhtemelen düşüktü fakat winamp doğru kişiyi ve şarkıyı bulmuştu. Şarkı “Plain White T’s” grubuna ait “Hey There Delilah” imiş.
Hemen şarkı araştırması ve tabiki olumlu sonuç :) Dikkat korsana karşıyız. Aşağıdaki müzik çalar ile lütfen sadece dinleyin ve şarkıdaki müziğin huzuruna kendinizi bırakın.
Grubun kendi sitesindeki videosunuda izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. İlk bakışta favori grubunuzu hiç bulmuşmuydunuz ben buldum galba :) Devamı »
Sakin güzel bir müzik.. Ama kim?
Bugün evde optik multi touchpad nasıl yapılır ona bakıyorduk. Videonun arkasında çalan müzik çok güzeldi. Video sonunda müziğin “Bola” isimli kişiye ait olduğu yazıyor fakat sanatçı elektronik müzik yapıyor. Malesef şarkının kime ait olduğunu bulamadık henüz. Blogumdan da bunu paylaşmak istedim belki bi gören, duyan, bilen vardır. :) Varsa lütfen bize yardımcı olsun. Devamı »